Günlük Gazetesi
Günlük | Dosya | Sağlık
25.10.2009

Ürolitiazis - İdrar Yolları Taş Hastalıkları


İdrar yolunun taş hastalığı en eski bilinen hastalıklardan biridir. Nüfusun yüzde 1-10'u arasında görülür. Hastalık bazı ırklarda; Kafkaslarda, cinsiyette; erkeklerde, yaşta; 20-40 yaş arasında sıklıkla görülür. Çoğu kişide tekrarlar. Böbreklerden idrarla atılan maddelerin kristalleşerek birikmesiyle oluşur. Bu kristal yapıcı maddelerin alınmasının ve oluşmasının fazlalığı, ya da böbrekten atılmasının yavaşlaması kristalleşmeye yol açar. Böbrekten atılmasını yavaşlatan durumlar genellikle idrar yollarının hastalıklarıdır. Böbrekteki kistler, böbreğin yapısının bozulması, atnalı böbrek ve düşük böbrek gibi anormal böbrek yapıları, doğumsal ya da sonradan oluşmuş idrar kanalı darlıkları erkeklerde prostat büyümesi, kadınlarda gebelik nedeniyle idrar yollarına baskı olması idrarla atılanların birikerek kristalleşmesine ve yapışarak taşlaşmasına yol açar. Yetersiz su içmek de idrarın yoğunlaşarak içindekilerin kristalleşmesini ve yapışmasını attırır.

En çok kalsiyum taşlarını görürüz. Kalsiyum vücutta başta kas iskelet sistemi olmak üzere kullanılır ve fazlası böbreklerden atılır. Kan kalsiyum düzeyinin yüksek olması taş oluşmasını kolaylaştırır. Bunun dışında ürat taşları, sistin taşları, struvit-magnezyum ve amonyum taşlarını görürüz.

Taş oluşumunu arttıran nedenler

Greyfurt suyu içmek, çok fazla çay kahve içmek, idrarın kimyasal özelliklerini değiştirerek taş oluşumuna yol açar. Pek çok hastalık özellikle vücudun kalsiyum ve protein dengesini bozarak idrarla atılmanın artmasına ve taş oluşmasına yol açar. Gut hastalığında ürik asit fazlalığına bağlı ürat taşları, oluşur. Tümörler, osteopororz-kemik erimesi, paratroid bezinin fazla çalışmasına bağlı kan kalsiyum düzeyinin artması ve idrarla atılan kalsiyum miktarının artması, ince bağırsak hastalıklarına bağlı olarak taş oluşumu ortaya çıkar. Kemoterapi ve radyoterapi-ışın tedavisi, uzun süre kortizon kullanımı vücutta yıkımı arttırarak böbrekten kalsiyum atılımını arttırırlar. Özellikle tekrarlayan taş oluşumlarında bunlar araştırılmalı ya da bu hastalıklar, durumlar varsa taş oluşumu açısından dikkatli olunmalıdır. Uzun süren hareketsizlik de taş oluşmasına yol açar. İdrar yolu mikrobik hastalıkları da idrarın biyokimyasını değiştirerek taş oluşumuna yol açar.

Ne zaman doktora başvuralım

Bu kristaller kum tanesi büyüklüğünden pinpon topu büyüklüğüne kadar ulaşabilirler. Kum tanesi büyüklüğünde olanlar genellikle belirti vermeden ya da çok az bir yakınmaya yol açarak atılırlar. Büyük olanlar böbrekten ayrılıp idrar yollarına düştüğünde üreter ve üretra kanalarından geçerken bu kanalların dar olması nedeniyle yakınmalara yol açarlar.

İdrar yolu taşları düşerken, taşın olduğu tarafta bel bölgesinde dalga dalga gelen şiddetli ağrıya yol açarlar. Bu ağrıya renal kolik denir. Bu ağrı o tarafta kasığa ve cinsel organlara da vurabilir. Bunun yanı sıra kanlı idrar ya da idrar renginde bulanıklaşma ve koyulaşma, kötü koku ortaya çıkar. İdrar bir kaba alınıp çöktürüldüğünde taşlar, kumlar dibe birikmiş olarak görülebilirler. Sık idrara çıkma ve idrara yaparken yanma ortaya çıkar. Bulantı kusma, ateş ve halsizlik görülebilir. Bu şikayetleriniz varsa doktora başvurun. Çok az ağrıyla ya da ağrısız taş düşürdüğünüzü anladınız ve taşınızı gördünüz. Mümkünse taşınızı saklayın. Yine doktora başvurun ve taş oluşumuna yol açan nedenler açısından araştırma yapılmasını isteyin.

Teşhis

Ancak bu belirtiler başka hastalıklarla da karışabilir bu nedenle kesin teşhis için yapılması gereken bazı tetkikler vardır. İdrar tahlilinde fazla sayıda kırmızı küre-eritrosit ve beyaz küre lökosit artışı olur. Kırmız küre artışı sayılamayacak kadar çok, mebzul olabilir. Kan tahlilinde beyaz küre genellikle normal bulunur. Böbrek işlevleri genellikle etkilenmez. Üre ve kreatinin değerleri normal bulunur. Bu değerler normal ise ilaçlı idrar yolları filmi çekilir. İlaçlı film çekiminden önce mutlaka üre ve kreatinin değerlerine bakılmalıdır. Ayrıca taş oluşumuna yol açan durumların araştırılması için de kan testi yapılmalıdır. Kalsiyum, fosfor ve magnezyum, ürik asit değerleri çok yol gösterici olur. Ultrasound-ultrason ile ses dalgaları gönderilir ve doku farklılıklarına göre geri dönen ses dalgalarıyla oluşan görüntü çok kolay yapılan ve acısız teşhis yöntemlerinden biridir. Bu teknikle taşın nerede olduğu ve büyüklüğü saptanabilir. Daha önce belirtmiştik. Taş oluşumunda neden olan hastalıklar ve etkenler var. Taşın yatığı sorunlar çözüldükten sonra, taş oluşumuna yol açan bu etkenlere ve hastalıklara yönelik olarak da araştırma yapılmalı ve bu hastalıkların tedavisine gidilmelidir.

Tedavi

Taşın büyüklüğü tedavinin planlanmasında çok önemlidir.1-10 mm çaplı taşlar idrar yollarında darlık yoksa genellikle kendileri büyüdükçe ağrıya yol açarak, hareketle düşerler. Bu taşlar için bol sıvı alınır ve ağrı kesiciler kullanılır. Bulantı kusma nedeniyle kişi kendisi sıvı alamıyorsa damar yolundan sıvı verilir. Kanama taşın geçtiği yerlerde yaptığı yırtılmalara bağlı olduğu için mikrop kapmaya uygun bir yapı hazırlar bu nedenle antibiyotik başlanabilir. Ayrıca, idrar yolları enfeksiyonları ürat taşları oluşumuna yol açarlar.

1 cm den fazla olan taşlar ise çeşitli girişimlerle düşürülebilecek büyüklüğe ulaşacak şekilde kırılırlar. Daha önceden ancak ameliyatla alınabilen ve ameliyatları çok riskli olan bu taşlardan kurtulmak bugün teknolojinin gelişmesi ve sağlık bilimlerine uygulanması ile birlikte daha kolay hale gelmiştir.

***

Bunlardan en sık kullanılanı ESWL beden dışı şok dalga ile taş kırma tekniğidir. Röntgenle ya da ultrasonla taşın yeri saptanır ve taşın zerine başka bir cihazla dalga gönderilir ve taş bu dalga gücüyle kendisi düşebilecek boyutlara parçalanır. İki çeşit makine vardır. Birinde hastalar su dolu bir tüpün içine oturur. Diğerinde bir zemin üzerine uzanırlar. Bu işlem sırasında ve sonrasında hastalara ağrı kesici verilir. 0.5-2 cm büyüklüğünde taşlara uygulanır.

Nasıl korunalım

1. Günde 8-10 bardak 2-3 litre su içelim. Böbreklere yeterli miktarda su gitmesi idrarın kristaller açısından yoğunlaşmasını engeller. Bu nedenle her gün yeterli miktarda su içerek taş oluşum riskini azaltabiliriz.
2. Kahve çay gibi idrarın asitliğini etkileyen içecekleri az içelim.
3. İdrarın asitliğini değiştirerek taş oluşmasına yol açan greyfurt suyunu az içelim. Özellikle taşa yatkınlığı olanlar içmemelidir.
4. Kalsiyumla birleşerek taş oluşumuna yol açan okzalat ve magnezyumdan zengin besinlere dikkat edelim.. Bunlar kırmızı pancar, kuşkonmaz, ravent, çikolata, küçük taneli meyveler, pırasa, maydanoz, kereviz, badem, fındık, soya ürünler ve tahıllarda bol miktarda bulunur. Bu besinlerden aşırı tüketmeyelim.
5. Kalsiyum kısıtlayıcı diyete ancak doktor izin verirse gidelim. Normal oranda, günlük ihtiyacımız kadar kalsiyum alalım
6. Protein içeren ürünleri daha kısıtlı yiyelim.
7. Tuz kısıtlamasına gidelim. Soframızdan tuzu kaldıralım.
8. Lifli yiyecekleri arttıralım.
9. Günlük hareketimizi attıralım.


Hazırlayan: Dr. SELMA GÜNGÖR


Bookmark and Share

 

  Günlük / Sağlık
Doğumsal hastalıklar
Genetik ve kalıtsal hastalıklar
Sıcak Ramazan günlerinde dikkatli olalım
Sıcaklarda beslenmeye dikkat!
Yaz döneminde sıcaklardan korunmak için bazı öneriler
Yazın görünür izi: Cilt hastalıkları
Osteoporoz nedir?
Sigarayı bırakmak mümkün
Göz hastalıkları -2
Ayrımcılığın bir başka yüzü: Meslek Hastalıkları
   Dosya
'Dedelerden talimat' meselesi Alevi açılımı ve radikal laiklik
Sandıklar temiz gidecek
Hakkari yüzde yüz boykot diyor
Van'da boykot birinci sırada
1 Eylül'ün şafağında savaş ve barış
  En Çok Okunanlar
Kürtlerin gündemi çözüm, Başbakan
Referandumda devrimci tavır
Hopa Kemalpaşa Özerk Bölgesi
Sandıklar temiz gidecek
Türkiye acil adım atsın
Türkali boykota çağırdı
Sol el konçertosu

  Köşe Yazıları
 Kürtlerin gündemi çözüm, Başbakan

Yüksel Genç

 Kayıp şehir

Arif Altan

 Referandumda devrimci tavır

Şaban Iba

 Sol el konçertosu

A.Hicri Izgören

 Hopa Kemalpaşa Özerk Bölgesi

Metin Yegin



© 2009 Günlük Gazetesi